ihh 728x90
22 Nisan 2018 Pazar
Anasayfa > SÖYLEŞİLER > Bakliyatta güç odaklarının yönlendirmesi var
Bakliyatta güç odaklarının yönlendirmesi var

Bakliyatta güç odaklarının yönlendirmesi var

29.10.2014 14:15 12 14 16 18 yazdır
Durukan Gıda Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Akdoğan ülkelerin tarım rekolte hedeflerindeki sapmaların, arz talep dengesini bozduğunu, bunun da ithal yoluyla tarım politikasını dengeleyen ülkemizde fiyat artışlarına neden olduğnu söyledi. Durukan gıdadaki
Durukan Gıda Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Akdoğan ülkelerin tarım rekolte hedeflerindeki sapmaların, arz talep dengesini bozduğunu, bunun da ithal yoluyla tarım politikasını dengeleyen ülkemizde fiyat artışlarına neden olduğnu söyledi. Durukan gıdadaki fiyat artışları konusunda şunları söyledi: "Uzun süredir global bir sıkıntıdan bahsediyor ve bu süreci beraberce yaşıyoruz. Bilindiği gibi dünya ekonomisi enerji ve gıda ekseninde döner. Küresel iklim dengesizlikleri tarım süreçlerini doğrudan etkiler. Petrol fiyatlarının artması ise alternatif enerji üretim yollarını düşündürür. Geçtiğimiz yıl dünya gıda ürünlerinden ciddi bir oran enerji üretimine kaymış, küresel iklim dengesizlikleri belirli gıda ürünlerinde söz sahibi ülkelerin rekoltelerinde hedef sapmalarına neden olmuş, arz talep dengesi bozulduğundan ithal yoluyla tarım politikasını dengeleyen ülkemizde fiyat artışları normal olarak gerçekleşmştir." Akdoğan, Ekonomize´ye, süreç içinde fiyat artışı ile birlikte düşen alım gücünün firmaya etkisini ve izledikleri stratejiyi şöyle özetledi: "Ülkemizde çok büyük bir kesim asgari ücretle çalışmakta, ciddi bir işsiz kitlesi bulunmaktadır. Dünya ekonomisindeki genel sıkıntı ülkemizi etkilemiş, piyasalar küresel ekonomik sıkıntılar, tarım politikaları, arz talep dengeleri ve siyasi istikrarın bu günlerde tam olarak oturmadığı ortamda harcama dengeleri değişmiştir. Türk insanı gerektiğinde ciddi tepkiler verdiğinden sektörel sıkıntıları anında algılamış tüketim harcamalarını kısmıştır. Bu da hem perakende hem üretici hemde distribütör bazında bir durgunluğa sebep olmuştur. Bu yönde ürünlerimizi maliyetleri doğrultusunda satış ve pazarlama politikası yürütmeye devam ediyoruz. Biz ülkemiz ve sistemden umutluyuz. Geçici bir sıkıntılı süreçten geçiyoruz. Herşeyin güzel olacağı kanaatindeyim." Kurum olarak sektörlerin örgütlenmesinden yana olduklarını ifade eden Mustafa Akdoğan, güçlü br kitlenin ses getireceğini, ancak prinç ve bakliyat üreticileri ve paketleyicleri olarak süreci sinerjiye dönüştüremediklerini kaydetti. İçinde bulundukları sektörle ilgili bir çatı kurum varken sıkıntıları dile getirmek için bireysel açıklamalar yaptıklarını belirten Akdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Gemi aynı ve tek. Ürünün tüketiciye akışında tüm aktörlerin farklı rolleri varken ve bunların tümü tek gemi iken tersine veya diğerlerinden farklı periyotla kürek çekmek ekibi ve gemiyi yorar. Nitekim, sıkıntıyı hep beraber yaşadık. Haketmediğimiz itham ve yakıştırmalarla karşılaştık. Sonuçta sektör ve aktörleri buradan ders alarak daha güzel ve etkin çalışmalara imza atmalılar. Böyle olacağına da inanıyorum." Mustafa Akdoğan Türkiye´de bakliyat üretminde sıkıntı olup olmadığı sorusunu şöyle yanıtladı: "Türkiyede bakliyat üretiminde sıkıntı var mı derseniz bir iki ürün hariç kendimize yetemiyoruz. Bu daha önce böyle değildi. Dünya ekonomisi gıda ve enerji üzerinde dönüyorsa, küresel aktörlerin ve güç odaklarının yönlendirmeleri söz konusu olmaktadır. Ülkemiz tarımsal alan ve iklim şartları olarak en güzel coğrafyada bulunuyor. Artan benzin fiyatlarından sonra, bio yakıta olan talebin artmasının krize etkileri nelerdir? Elbette dünyada gelecekte küresel güçlerin iştigal konusu ve ticari faaliyet alanı gıda ve enerji olacaktır. Katma değeri yüksek ürünler satmak ticari öncelikse, elbette bio enerji üretimi bizim sektör ve süreci etkilemiştir. Kaldı ki Birleşmiş Milletler dünyada gıda sıkıntısını önlemek amacıyla beş yıl süreyle bio enerji üretimine ara verilmesini talep etmiştir. Bu talep enerjinin gelecekte gıda üzerinde daha da etkin bir baskı olacağını gösteriyor. Sonuç olarak, bu güzel coğrafyanın bu güzel ülkesi hepimizin. Eleştirmekten çokl çözüm üretmeliyiz. Bu ülke için, gelecek nesiller için ne yapıyoruz ne yapabiliyoruz, bunlara bakmalıyız.Tarım, sanayi, hizmet sektörlerinde söz sahibi olmak istiyorsak, üretim ve kalitede taviz vermemeliyiz. Üründe kalite, hizmette kalite, üretimde kalite bilinçli nesillerle olacaktır. Dünden bu güne bakarsak mesafe aldığımız görürüz. Kendi sektörümüz açısından dünya ortalamasına göre çok gerilerde olan ürün tüketimlerini daha da artırmak, buna parelel tarım alanlarının artırılması, tarımsal üretim maliyetlerinin düşürülmesi adına çalışmalar yapılmalı. Ürünlerin ve üreticilerin değerli olduğu, katma değer yarattığı bir ortam için önce sektörel çatı örgütlerin organize olması, güçlü olması, hükümet ve uluslararası alanda söz sahibi konuma gelmesi gerekli. Bunun için gerek perakendecilere, gerek bizlere, gerek tedarikçilere çok büyük görevler düşmektedir. Medyada gelecek nesillerin sağlıklı olması adına hangi ürünlerin insan sağlığında ne denli etkili olduğuna dair haberler yapılmalı. Çatı örgütleri bu çalışmaların zeminini hazırlamalı. Yarınlarda güçlü firmalar, güçlü sektörler, güçlü ülkenin fertleri olmak istiyorsak önce ferdi anlayışı bırakıp genel düşünmemiz gerekir. Kişisel düşünceleriniz neler? Şahsen bu güzel ülkenin bu kadar sıkıntı ve baskıya rağmen geldiği yoldan kat be kat fazlasına gideceğine inanıyorum. Hedefimiz tek olmalı. Çelme takmak değil, yol açmak için, düşene tekme vurmak için değil, elinden tutup ayağa kaldırmak için, hizmette, üründe, üretimde kalite için, sağlıklı ürünler ve sağlıklı gelecekler için çalışmalıyız. Herkes üzerine düşeni yapmalı, en azından yaptığı konusunda vicdanen rahat olmalı. Türkiyede pirinç ve bakliyat sektöründe organize çalışmalara destek verilmeli. Herşey kayıt altına alınmalı ve kayıtdışı ekonominin önüne geçilmeli. Merdivenaltı aktörler sektöre organize aktör olarak kazandırılmalı yada sektörden çıkarılmalı. Biz Yayla olarak her zaman önceliğimizi sektörü büyütme, kalite ve hizmet çıtasına yükseltmeye verdik. Emeksiz ekmek olmuyor. Bina yapıyoruz. Herkesin en güzel taşı en güzel yere koyması gerekiyor. Bu anlayışta kazanan sektör, kazanan insanlarımız, kazanan Türkiye olacaktır.
ihh 468x60
Kategorinin Diğer Haberleri