Ankara’da yayın hayatına başlayan BOSSLIFE dergisinin kurucusu Anıl Taşdemir; dergiciliği ve bu dönemde dergi çıkarmanın zorluklarını anlattı. İş dünyasının en iyi markalarından biri olabilmesi için çok çalıştığını söyleyen Anıl Taşdemir ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

“Ankaralı İş İnsanlarının Başkente Daha Çok Sahip Çıkması Gerek”
06.06.2020

Sizi Biraz Tanıyabilir Miyiz?

1992 doğumlu genç bir girişimciyim. Ailenin tek çocuğuyum.  Lise yıllarımdan sonra 6 sene medya sektörünün içerisinde yer aldım. Tiyatro, sinema, televizyon, müzik ve yayıncılık. Kısacası mutfakta yetiştirdim kendimi. Hayata ve iş dünyasına dair birçok tecrübeyi 19 yaşımda edinmeye başladım. 2015 yılında BOSSLIFE dergisini kurdum.

Dergi Kurma Fikri Nereden Aklınıza Geldi?

Ankara’da bir moda derginin profesyonel fotoğrafçılığını yapıyordum. Tabi hiçbir zaman dergi açmak gibi bir hayalim yoktu diyebilirim. Türkiye’de iş dünyasının yakından takip ettiği çok önemli dergiler var. Bunların birçoğu yurt dışı menşeili markalar. Fakat benim aklıma bambaşka bir fikir geldi. İçeriği tamamen patronların hayatını ve başarı hikayelerini ele alacak bir dergi yapmak. Lüks markalar, İş dünyasının önemli isimlerini dergimize taşıyıp okuyucuların merak etmesini sağlamak. 22 yaşımda risk alıp bu işe girdim. Risk almadan hayata karşı bir şey elde edemeyeceğimi çok öncesinde öğrenmiştim.

Büyük Medya Grupları Gibi Yurtdışı Menşeili Bir Dergi Getirmeyi Düşündünüz Mü?

Hiç düşünmedim. Arkamda zengin bir aile veya medya grubu olsaydı da düşünmezdim. Çünkü artık Türkiye’den bir derginin yurtdışına açılması gerek. Üzülerek söylüyorum ki çok fazla iş adamı tanıdım. Karşıma geçip “ Ben şu dergilerde yer alıyorum. İhtiyacım yok” diyen. Bu zihniyetten kurtulmamız lazım önce. Yeterince piyasayı domine ediyor yabancılar. Gelirlerin bir kısmı onlara kalıyor. Türkiye’de ki markalarımız alışmış onlara ve yeni çıkan dergileri küçük görüyorlar. Herkes bizim kadar şanslı olamayabiliyor. 3. Ayında reklam alamadığı için kapatılan çok fazla dergimiz var. Yabancı hayranlığını bırakıp kendi markalarımıza, kendi evlatlarımıza para kazandırmamız gerekiyor. Milliyetçilik sözde değil, icraatta olmalı.

Ankara’nın Sizdeki Yeri Nedir?

Şuan İstanbul’da olsam da şirket merkezimiz halaa Ankara. Çok fazla anım var, arkadaşım, dostum var. Dergiyi ilk kurduğumuz sene Ankara’da olduğumuz için yerel bir dergi gibi düşündü herkes. Ama birkaç ay sonra ulusal bir yayın olduğunu herkese kanıtladık. Ankara düzen şehri. Herkes memur şehri dese de ben bir sanayi şehri olarak görüyorum. Çok ciddi yatırımların yapıldığı, büyük firmaların ithalat ve ihracat yaptığı adına yakışır bir başkent. Fakat dünya başkentleri içerisinde marka değeri en düşük olan şehir. Ankaralı İş insanlarının başkente daha çok sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum.

Dergiyi Kurduğunuzda Ne Gibi Zorluklarla Karşılaştınız?

Sonuçta yıllarca çalışan birisi olarak ilk patronluk deneyimim. Ama daha öncesine gelecek olursak maddi kısımlar beni çok yordu. Çünkü işçi bir ailenin çocuğuyum. Böyle bir yatırım yapabilmek için yemeden, içmeden uzun süre çalışıp para biriktirmem bile yetmezdi ki öyle de oldu. Birikimimin yanında kredi çekmek zorunda kaldım. Arkadaşlarımdan borç aldım. Sıfırdan bir marka kurmak, eksi de başlamaktan daha kolaydır. Ben ekside başladım. 2015 Ocak ayında büyük zorluklarla ilk sayımı çıkardım. 3. Ayımızda dergi batmanın eşiğine geldi. Gelir hiç yok ve üzerine çok daha fazla borç binmişti. Günlerce ağladığım günleri bilirim. Çok inandığım ve gelecek gördüğüm bir işe başladım. Büyük bir marka yapma hayaliyle kurdum. Korkuyordum ya batarsam insanlar bana ne der? Bir daha yüzüme bakarlar mı diye. Bir sabah uyandığımda kendi kendime şunu söyledim. “Batmak kötü bir şey değil, daha 22 yaşındasın ve gerekiyorsa ilk işinde batacaksın. Ama burada ağlayarak değil, çalışarak, sonuna kadar mücadele ederek batacaksın” diyerek hırsla çalışmaya başladım. BOSSLIFE markası o günlerin ardından çok farklı yerlere geldi.

Zorluklar Şu An Devam Ediyor Mu? BOSSLIFE’ın Şu An Geldiği Nokta Nedir?

2015 den bu yana zorluklar bitmedi aslında. Bombalar gördük, ekonomik krizler gördük, darbe gördük, bir çok siyasi seçim gördük, korona virüs salgını gördük. Sanırım normal bir ülke vatandaşın ömrü boyunca görebileceklerini Türk milleti 5 senede gördü. Bu da haliyle en çok bizleri etkiledi. Çünkü ülkemizde iş dünyası; en ufak krizde reklam piyasasından çekilir. Sonra ülkenin dört bir yanında neden dünya markası çıkaramıyoruz diye paneller düzenlenir. Reklama ihtiyacım yok zihniyeti bu ülkeden gitmediği sürece dünya markası çıkaramamaya devam edeceğiz. Herkes her ülkede mağaza açmanın marka olduğunu savunur ama o iş öyle değil ne yazık ki.

BOSSLIFE olarak şu ana kadar 5 ödül aldık. Dergilik uygulamalarında aylık ortalama 50.000 indirilme ile ilerliyoruz. Üniversitelerde konferanslar düzenledik. Şahsi olarak üniversitelere çağırıldım ve yeni medya derslerine konuk oldum. Üniversite yaz etkinliklerine katıldık, Üniversite öğrenci kulüplerinin organizasyonlarına destek olduk, iş dünyasının önemli organizasyonlarına sponsor olduk gibi bir çok şey var. Tabi bunların yanında dünyaca ünlü markalar ile çalışmaya başladık. Şimdi ise televizyon programı ve Youtube içerikleri hazırlıyoruz. Markayı zirveye taşımak için en doğru strateji ile ilerliyorum.

Dünyanın Ekonomik Olarak Etkilendiği Covid-19 Korona Virüs Sürecinde Nasıl Önlemler Aldınız? Virüs Sonrası İşleriniz De Nasıl Değişiklikler Bekliyorsunuz?

2019’da Korona virüs haberlerini ilk duyduğumda umarım yayılmaz diye çok konuşmuştum. Ama Mart ayına geldiğimizde dünyaya yayılmış ve ülkemizde de vakalar görülmeye başlamıştı. Bütün röportajlarımız ertelendi bu süreçte.  Zaten bunlar olmasa bile bu süreçte dergi çıkarmak gibi bir niyetim yoktu. Ofisimizi kapattık. 2 ay boyunca evlerimizden çıkmadık. Fakat bu süreçte bir şeylere devam etmek gerekiyordu. Dönemimizin en popüler sosyal medya uygulaması olan İnstagram üzerinden şahsi hesabımda canlı yayınlar yaparak, iş dünyasını takipçilerimiz ile buluşturmaya karar verdim. Bunu sanırım ilk yapan kişi olabilirim çünkü 20 Mart’ta ilk yayınımı yaptım. Ciddi bir şekilde izleyici gelmeye başladı, güzel tepkiler topladık, her sektörün lider isimlerinden öneriler ve ön görüler aldık. Zaten dijitalleşmeye gitme arifesindeyken İnstagram bu konuda hem toyluğumuzu almamıza yardımcı oldu hem de ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu gösterdi.

Virüs sonrası hiçbir sektörün ayağa kalkması kolay olmayacaktır. Çünkü insanlar tedirgin. 2020, tarih sayfalarında hiç güzel bir yıl olarak yer almayacaktır. Birbirimizi ayağa kaldırmak için çalışmalıyız. Bencil olmamamız gereken bir dönemden geçiyoruz.

Hayata Yeni Atılacak Olan Gençlere Ne Tavsiye Edersiniz?

Ben de henüz 27 yaşındayım. Gençliğin bu ülkeye neler katabileceğini en iyi bilenlerden birisiyim. Bu yüzden üniversitelerden çıkmamaya çalışıyorum. Destek olup, sürekli tecrübelerimizi aktarmaya devam ediyorum. Her zaman eksiklikleri doldurmaya çalışın. Yaptığınız işlerde ilk olun. İş hayatında yaratıcı, çalışkan, istikrarlı, güvenilir ve ahlaklı olmak zorundasınız. Risk almaktan kesinlikle kaçmayın. Yaşamadan öğrenemezsiniz. Hiçbir zaman olumsuzluğa kapılmadan, sonuna kadar yılmadan, usanmadan deneyin. Elbet diktiğiniz bir ağaç meyvelerini vermeye başlayacaktır. Size başarının sırrını verebilirim. Para kazanmak için değil, en iyi olabilmek için çabalayın. İşinizde en iyi olursanız her zaman hayalini kurduğunuz parayı kazanabilirsiniz.